250 kontörün hikayesi
Şimdi sana neden bahsedeceğim kaarim bak. GSM olaylarından, cep telefonu mevzuularından.
Senin de telefonun vardır. Artık herkesin var, blog kaarisinin mi olmayacak?
Ben pek telefon kullanmayan birisiyim kaarim. Hani bana telefon numaranı versen, seni lutfedip aramam. Sen de beni arama zaten. Şuradan dinliyorsun beni, telefonla hiç kendimi eskitmeyeyim nezdinde. Podcast veya videocast yaparım bir gün belki Devletşah gibi; SSK portalına çeviririm siteyi; o vakit duyarsın sesimi, görürsün mutfakta nasıl çay demlediğimi.
Telefon kullanmadığım için aldığım kontörler de tükenmeden geçersiz hale geliyor. Ne sinir bir durum Ya Rabbim. Hadi buna bir şey demiyorum, beni kullanmaya teşvik etsinler. Ayda sabit bir kontör parası alsınlar benden. Yani zavallı operatörüm yaşasın yeter ki, vereyim üç beş kuruş.
Ama bu son yaşadığım olay gerçekten çileden çıkartıcı.
Geçenlerde yine kontörlerim tam bitmeden operatör ötmeye başladı bik bik. Yok daha çok konuşmak, yok şu kadar bir şey kazanmak, yok şu kadar mesaj atmak… Hiç biri ilgimi çekmiyor ama bana illa kontör yükle diyor. Gittim sitesine baktım. Eskiden üye olduğum bir tarife vardı. Onun sayfasında tarifeyi biraz değiştirdiklerini gördüm. Her şeyi haber veren bu yusufçuk kuşları tarifenin değiştiğini haber vermemiş görüyorsun. Besle operatörü oysun cüzdanını. Neyse tarifede ısrarla 100 değil de 250 kontör almanın benim için daha hayırlı bir iş olacağından filan bahsediyor. Ama ben tabi metindeki ayrıntıyı çok okumadım. Ya dedim bırak tamam, 250 yüklüyorum. Yeter ki az başımı ağrıt. 100 kontör yükleyince kim bilir neler atacak bana. Dediğimi yaptım, 250 yükledim. Ve benim gönül gözüm açılmaya başladı. Sevgili operatör kuşumuzdan ikişer dakika arayla beş mesaj aldım. Bana bu hayatın yalan olduğunu, kimseye çok fazla güvenmemek gerektiğini, kazandığını hak yolunda harcamak gerektiğini, fazla sual etmeden arz edilene razı olmak lazım geldiğini filan anlattı. Hüzünlenmiştim. En son mesaj şöyle diyordu: Sana bir tarife gösterdik ama bu tarife yükledikten sonraki bir ay için geçerlidir. Yeniden en az aynı miktarda kontör yüklemezsen seni İsmet İnönü bile kurtaramaz.
Evet, gözüm açılmış, kafam çalışmaya başlamıştı.
Şeytan da aynen bunu yapmak istemiyor mu bize? Bizi türlü dünyalık hazlara meylettirip, yanımızda kavalyelik yapıp, hesap günü geldiğinde arkadan el sallamayacak mı?
Göz göre göre “tarifenin bir ay geçerli olması” teranesini okuyordu operatörüm. Şeytan da günahı çekici göstermiyor mu? Zahirde böyle söylemesine rağmen aslında operatörümün yaptığı şey aldığım kontörleri isteğim dışında, daha konuşmadan eksiltmekti. Şeytanın görevi de bu haz dalgasının derinlerinde bizi azaba davet değil mi…
Seni Allah’a havale ediyorum, uyanık geçinen operatörüm… Yalanı, kandırmayı meslek haline getirmiş tüm pazarlamacılar… sizi de.
Ticaretle geçinen bir peygamberin ümmeti olarak ticaret ahlakımızdaki sarsılmanın ne boyutlara geldiğini görüp üzülüyorum ben.
Aha… telefon çaldı!