“Eşinin başı türbanlı”
Artık bu kalıp (mazmun) günlük lügatimize arsızca duhul etmiş bulunuyor.
“Sabah saatlerinde Cumhurbaşkanı Sezer, Köşk’te Erdem Başçı’nın Merkez Bankası Başkanlığı’na atanmasını öngören bir Bakanlar Kurulu Karar Taslağı bulunmamadığını açkladı. Böylece Türkiye boşuna Erdem Başçı ve eşinin türbanını tartıştı. Çünkü hükümetin adayı başka bir isimdi.”
Bir erkeği değerlendirirken göz önünde bulundurmamız gereken nitelik kalemlerinden biri oluyor bu. Bu Bekir Coşkun motoru yüklü düşünce sistemine göre “kapalı eş, bir karakteri anlatır bize”. Çünkü “tutucu, dinci, Arap kültürünü ve yaşam biçimini seçmiş kimsedir karşımızdaki”.
Eşinin başını örttürmek bir ikinci sınıf insanlık örneğidir. Bir özgürlük ihlalidir. “Kadın, onun için ikinci sınıf insandır ve kadının özgürlüğü elbette sınırlıdır.”
Medeniyet dediğin tek dişi kalmış Bekir Coşkun’dur. Eşi türbanlı olanlar ise “medeniyeti fazla sevmez”. Bekir Coşkun kısacık bir boxer giyer, gerekirse üstsüz yatar; ama onların “pantolonunun altında uzun paçalı don vardır”. Medeniyet dediğimiz şeyle pantolonumuzun altına giydiğimiz şey “tightly coupled”dır.
Bu medeniyet fakiri insanların “evrim teorisi” (ay küçük yazdım kusura bakma kaarim) ile de sorunları vardır. Kutsal kitaplarına iman etmeleri ve çocuklarının da iman etmelerini istemeleri, bağnazlıklarından başka bir şeye işaret değildir. Kutsal kitabına iman eden bir Musevi’nin 15′te biri saygıyı, müsamahayı hak etmemektedirler.
Evet, “türban” da evrimini tamamlayamamış bir varlıktır henüz. Uygun ortamı bulduğunda yılana dönüşüp boğazımıza sarılacak bir canavardır… ama ne mutlu ki doğal seleksiyonla ortadan kalkacaktır.
Eşi türbanlı olan adam “ikiyüzlüdür”.
Ben şahsen bir dünya düşlüyorum ki kimsenin türbanı yok. Tüm erkekler tekyüzlü. Oldukları gibi yani. Bekir Coşkun kafasına bir külah takmış, derdi tasası kalmamış, Darwin dedesinin kucağında bilimsel masallar okuyor. A canım benin nereden aldın o altındaki boxer’ı, çok da yakışmış.
Kaarim, bugün örümcek ağlarıyla örülü, karanlık dağarcığımıza eklediğimiz şey şudur:
“Türbanlı” olan kadın, kadın değildir.
“Eşinin başı türbanlı” olan adam, adam değildir.
“Evrim”e iman etmeyen insan bile değildir.