Hayatın tadı, ayran
Artık açık ayranları beğenmiyorum diyor Şofer.
Bitti diyorum olm bitti. Anadolu’nun isminin verildiği gün bitti açık ayranların devri. Biz pastorize bir hayat devraldık ak sakallı atalarımızdan, al yazmalı analarımızdan. O delişmen asker, “Ana dolu ana…” dediğinde, elindeki bakır tasa, damarlarındaki soğuk ayrana verdik açık ayran sevdamızı.
Bir gümüş bakış attı bize.
Açık ayran olayı bitti Şofer. İçemezsin artık bir yerde. Ya çatılarında Next & Next Star anteni bulunmayan bir diyar bulursun kendine; bir defa bile “Sabah Sabah Seda Sayan” izlememiş analar ellerinde sana ayranın ferahfeza makamındaki duruluğunu sunarlar. Ya da bu pastorize ayranlarda, yapaylaşan her şey gibi açlığın da tokluğun da yapaylaştığını anlarsın. Aramayı sonlandırırsın müsait bir yerde.
Ayran içmek için açık yürekli olmak gerektiğini elbet biliyoruz. Ayranın çiğ köfteye, içli köfteye, mercimek köftesine, İnegöl köftesine, dönere ve hatta dürüme olan sevdasını da biliyoruz. Değişime açık olmakla, tıka basa aç olmanın birbirine ne kadar yakın şeyler olduğunu da biliyoruz.
Biz biliyoruz Şofer, biz biliyoruz.