Kahve kalbe iyi geliyor
Kalp sağlığını kim umursamaz değerli kaarim. Yoksa senin bu konuya dikkatin, Becel reklamlarını seyretmekle mi sınırlı? Bir kalbin olduğunu, Siyami Ersek’in önünden Kadıköy’e yollanırken mi hatırlıyorsun sen de?
Yoksa bir papatyanın yapraklarını elinde un ufak ettiğinde, “sevmiyor ulan” diye çiçeği bir kenara attığında, Behçet Necatigil’in “Sevgilerde”sini okuduğunda, bir yaşlı amcanın efendisinin adını duyar duymaz elini göğsüne götürüp dudaklarını kımıldattığına şahit olduğunda mı anlıyorsun, senin de kalplerden bir kalbe sahip olduğunu.
Bir arkadaş demişti ki “kalp değişen demektir”.
“Allahümme ya Mukallibel kulûb, sebbit kalbi ala dinike!”
Senin de renklerin değiştiğinde, gökkuşağın solduğunda, kitaplarının kokusu geçtiğinde, papatyaların kuruduğunda… söyle sen de değiştiğinde bir kalbin olduğunu hissetmiyor musun hiç?
“Ey kalpleri çeviren Allah’ım!”
Ben ne arşıma sığarım ne semâma… Ben yanlızca iman eden kulumun kalbine sığarım. Duyduğunda bunu bir titreme almıyor mu kalbini anlat bana kaarim. Elini yumruk yapıp, benim kalbim bu kadar, bundan büyük değil… Ama küçük Kalbimin sahibi en büyük olandır, Allah’tır dediğinde sana “kalbini aç o zaman” demiyorlar mı?
“Kalbimi dinin üzere sabit kıl!”
Damarlarında coşkuyla gezen lökositlerin, trombositlerin dilinde hep aynı ezgi yok mu dinlet bana kaarim.
Biliyorum. Senin de bir kalplerden kalbin var.
Ve diyorlar, kahve kalbe iyi geliyor.
Kahveni nasıl arzu edersin?
Mayıs 16, 2006 7:58 pm
çok güzel bir yazı olmuş.
ben orta şekerli rica edeceğim.
suda yanan ışıklar gibi,
ışıkları yandı evlerin,
ev;kalp…
duyduğumda onun kadar olduğunu
yumruğumu sıkıp seyrederdim…
duyduğumda sonsuz kadar olduğunu…
ışık gibi,ışk gibi…
suda yanan ışıklar gibi…
kül olamadan
yanan…
e.r. serdengeçti