atlastan cepkenli yiğit mecmua


Harman yeri sürseler

Yazı kategorisi: Potansiyel Enerji yazan: mecmua tarih: Mayıs 23, 2006

Kaarim, günler günleri kovalıyor. Zaman, -ki en büyük nimetlerden biri o da- bize yaşadığımızı, diri olduğumuzu hatırlatmak istercesine coşkuyla akıyor kılcallarımızdan. Parmaklarımda, avcumda, ayamda takvimler görüyorum. Takvimde denizler… boğulmalar, dirilmeler, tekrar boğulmalar.

havalandı kâğıtlar.
odamda kıyamet var!

Kağıt gemi deyince içimiz bir hoş olur. Bükülürüz, ıslanırız. Öyle miyim ben kaarim şimdi? Takvim yapraklarından müteşekkil bir gemi mi oldum? Bugün doğan çocuklara verilen isim mi oldum?

Açıp biraz şiir okumalıyım biliyorum.

Örovizyon yarışmasına, Finlandiya’ya, Aziz Başkan’a, Danıştay saldırısının perde arkasındaki çeteye, 53 devlet üniversitesinin rektörüne, şoförler odasına, Suşehrililer derneğine, İzmir’de doğuluları kovan köylülere… yaşadığım ve yaşadığımız tüm şatafata… direnerek…

Şiirler okumalıyım bugün.
Istanbul dolmalıyım. Balık-ekmek kokmalıyım. Sinan gibi bakmalıyım şehrime; susayana su, kul olana kubbe olayım diye. Hüdayi gibi namaza koşmalıyım; en deli yağmurda.

Yapabilirim elbet. O isterse yollar açılmaz mı? Sular büklüm büklüm burulmaz mı?

Sıra sende İstanbul!

Senin siluetin işte, gökkuşağı saklı ellerimdeki.
Ve senin şiirlerin, başıboş esen, takvimlerimi dağıtan… dalgalı denizlerimdeki.

2 Yanıt 'Harman yeri sürseler'

Yorumlara abone ol: RSS veya Geri İzleme 'Harman yeri sürseler'.

  1. rihlet demiş,

    Zulme karşı savaşabilirim
    İnsan başı yalnız Tanrı önünde eğilecektir
    Ebedi hakikat budur
    Bunun için savaşırım ben
    Bunun için kanım helal olsun
    Şehrimin altına özgür Tanrı aşkını yazmak
    İstanbul’u yeniden Tanrı şehri yapmak
    Bunun için savaşırım ben
    Servi için savaşırım çınar için savaşırım
    Tozlanmamış gün doğuşu için
    Yıldızlar geceleri yeniden görünsün diye
    Tuz deniz damlasında gülsün
    Çam denizle gülüşsün
    Su tenimizle barışsın
    Ruhumuzla ışısın diye
    Savaşçıyım ben atalarım gibi
    İstanbul için savaşırım
    Bağdat’ın dervişlik ortağı
    Şam’ın kılıç kardeşi
    Olan İstanbul için
    Benim güneşimden öteye kimse gidemez
    Benim güneşimin üstüne doğmadığı hayat hayat değil
    “Benim duvarımdan yüksek duvar haraptır”
    Gerçek özgürlüktür kölelik değil Tanrı’ya kulluk
    İstanbul olacak yine gerçek özgürlüğün türküsü
    Kıyamete kadar söylenecek türkü…

    Sezai Karakoç
    (Alınyazısı Saati-İstanbul adlı şiirinden)

  2. nahnu demiş,

    evet karanlık “abuk”at icraatından sonraki halinizi görünce de böyle düşünmüştüm ben, mec de böyle derse diye.

    şiir ya mec şiir. azıcık şiir, birazcık şarkı. hep dua. ama hep dua.


Yorum Yapın