atlastan cepkenli yiğit mecmua


Yazı yazın… pazarlayın

Yazı kategorisi: Blog Teorileri yazan: mecmua tarih: Eylül 17, 2006

Sevgili kaarim, bir baktım ki müzekker blog mahallim WordPress, kendini Türkçe’nin akışkan kıvamlı kelimelerine terk edivermiş.

Ha şöyle diyorsun değil mi görünce?

Ama farketmiyorsun da abuk subuk yapısı bozuk cümleleri. Olsun gene patlamış da olsa Türkçe konuşuyor ya. Bizden gibi oluyor. Gavur ellerde Türkçe konuşan bir adam görüp sarılır gibi sarılıyoruz kendisine.

Yazı yazma kısmında ise şöyle bir komut var: “Yazı yazın”.

İnsanı yazmaya şevklendiren ne itici (yani çekici) bir ifade! Yazı yazın, çünkü bunu hakediyorsunuz. Yazı yazın, çünkü yazdıkça aklınızdakileri yaşatıyorsunuz.

Bu emir kipinin ikinci çoğul şahıstaki çekimi artık ürünlerin pazarlama metinlerinin klasik bileşeni hâline geldi:

“Oynayın”

“Zıplayın”

“Harekete geçin”

“Hissedin”

“Keşfedin”

“Farkedin”

“Eğlenin”

“Geberin”

Siz de pazarlayın güzellerim. Ocağımıza incir ağacı dikin. Sonra budayın, sonra kesin, sonra aşılayın.

Siz de yazın hep. Yazamazsanız “karnaval” yapın. Pazarlama Blogları diye bir üst sınıf oluşturun kendinize. Blogspot’tan yazın, karizma olun. Marka danışmanlığı yapıp güya, kendi markanızı tutundurun.

Farketing’miş. Bu mu “marketing”den marka çıkarma taktiğin güzelim? Blogistan. Her bir şeyin sonuna “-istan” eklemek mi sizin özgünlüğünüz? Marketellica. Ha ha çok komik.

İnternete, onun mucizelerine (bildirgeç’e selam ederim) klasik pazar ve pazarlama yaklaşımı ile yaklaşmanın ne kadar banal olduğunu size kim anlatacak? Karnaval gürültüsünden duymuyorsunuz ki? Kulaklarınız da tıkalı sevgilim pazarlamacılarım!

Tamam, ben pazarlama bilimini sevmiyorum. Onu kendi inanç değerlerimle örtüştüremiyorum. Pazarlık ile pazarlamayı birbirinden ayırabiliyorum. Hayatımı kendimi bile pazarlamadan, olduğum gibi olup, işimi iyi yapıp, gayretimi gösterip Allah’ımdan tevfik bekliyorum. Çünkü biliyorum ki fenâlıklar benden, iyilikler O’ndandır. Bir güzellik varsa üzerimde, bu benim değil, benim Hâlık’ımın tezâhürüdür.

Aman kardeşim siz pazarlamacılıkla uğraşırken azıcık da mı özgün olamayacaksınız? İki lafı bir araya getirdiğiniz zehâbından hiç mi kurtulamayacaksınız?

Bu bilim, o kadar ruhunuza işlemiş ki, kendinizi sürekli pazarlamaktan geri duramıyorsunuz.

Süpersiniz. E-maillerinize bakıyorsunuz, gmail hesabınız var, MSN’den yazışabiliyorsunuz, spam mail nedir biliyorsunuz, başlığından tanıyabiliyorsunuz, sözlük siteleri vasıtasıyla AR-GE yapabiliyorsunuz, “bunca yıllık blogcuyum” triplerine girebiliyorsunuz, internetin tekniğini bilen ama felsefesini bilemeyen teknokrat kafalı bilgisayarcılara internet böyle kullanılır ve yönlendirilir içerikli fermanınızı okuyabiliyorsunuz, Google bir şey çıkarınca yorumlayabiliyorsunuz.

Her şey sizin alanınıza giriyor artık. Ben ne diye söyleniyorum ki. Yazı yazın, pazarlayın. Üsküdar’ı geçtim, gücünüz varsa yakalayın!

3 Yanıt 'Yazı yazın… pazarlayın'

Yorumlara abone ol: RSS veya Geri İzleme 'Yazı yazın… pazarlayın'.

  1. Enes Reyhan demiş,

    Mesaj gerekli yere ulaşmıştır sanırım :)

  2. mucizevi demiş,

    Yazınızda bazı yerlerde kopuklar var ama kelime darcağınız ve ifade gücünüz muhteşem blogunuzda okuduğum ilk yazı bu bakalım diğerlerinde ne çıkacak.(Yazmak var olmaktır.)) biraz ucuz bir slogan oldu ama.))

  3. sozluk demiş,

    mesajin gerekli yere ulastigindan eminim.


Yorum Yapın