atlastan cepkenli yiğit mecmua


Ağrı Dağı’ndan Uçtum

Yazı kategorisi: Potansiyel Enerji yazan: mecmua tarih: Ekim 2, 2006

Başı ağrır insanın. Arada işte. Ağrır ama tam ağrır. Bütün oksijeni cebren çeker damarlarından bu ağrı. Yaban ellerde kalmış, bir yer yatağında sırıl sıklam ıslanmış gibisindir. Kâbuslarda baş rol teklifi alırsın, Cumhurbaşkanlığı’na aday olursun… merdanelerde sıkılırsın, papatya olursun dağların yamacında. Ağrı Dağı’nda aspirin ararsın çıplak ayaklarınla, ellerine sardığın çoraplarınla. Arkası yazılı çorapları sevmem ben. Secdede arkaya reklam oluyor işte. Başım ağrıyor oğlum, sana mantıklı şeyler mi söyleyeyim.

Büyüttüğün şeyler küçülür gözünde. Küçük duran şeyler kıymık hâline gelir boğazında. Hadi yutkun bakim. Yutkun da batsın boğazına, kanatsın gövdeni bu hayasızca akın. Sürekli bir şeyler düşünmek zorundasın bu saatlerde. Düşüncelerin düşünce açmalı… açtığı düşünceyi kapatmamalı. “Sonsuz döngü” diye bir şey varmış literatürde, ona girersin. Tüm paynaklar kaynaşılmış derdi Ali Abi, öyle olur işte. Paynakların toynaklarına değer. Değerlerin yere düşer. Almak için eğildiğinde belin tutulur. Kalkmak için doğrulursun, başın arşa değer.

Bir aseton kokusu yayılır ciğerlerinden atmosfere. 12 taksitle oksijen alırsın. Borçları çeviremezsin, görünen o ki. Ucunda uçurum olan bir yolu koşarsın var gücünle. Durduğunda yem olacağını bilirsin. Yolsuzluktan korkarsın, bulduğun yola bağlanırsın o yüzden. Yol etinle kemiğini ayıracaktır birbirinden. Tırnaklarını yontacaktır, dudaklarını çatlatacaktır. Ellerin nasır bağlayacaktır menzili beklerken. Her şeyi menzile bıraktığın için, üstün başın toz olacaktır yolda. Yoldaki çiçekleri bile toplamışlardır, neden? Menzilin çiçeklerle dolu olduğuna imanın var iken olur tüm bunlar. Derken “sır” düdüğü çalacaktır, yükseklerden. Sırlar kalktığında sofradan, karınları tok olabilecek midir?

İnsanın başı ağrır. Mec’in de ağrır.
Ağrıdığında güneş doğmaya kalmaz; surları yıkılır.
Ağrı Dağı’nda güneş bile doğmaz.

Yorum Yapın