Adam Gibi Adam Ertuğrul Sağlam
Beşiktaş şampiyon olmuş dediler. Türkiye Kupası’nı da almış dediler. Hatta Zaman’da bir fotoğraf gördüm; kulüp başkanı “tüpçü” lakaplı zat “ikisi bir arada” ibareli bir pastayı kesiyordu.
Hayırlı olsun kaarim. Vatana, millete, Turkcell’e, Süper Lig’e hayırlı olsun.
Ancak…
Mesele o değil. Senin için böyle bir haberin önemli olmadığını biliyorum. Biliyorum, bana ne diyorsun kimse kim şampiyon. Bana ne diyorsun Ertuğrul Sağlam camiada çok seviliyorsa. “Türbanlı Eş” sendromuna girmeden Abdurrahman Yalçınkaya yok olmadı Ahmet Necidet Sezer bile seviyorsa. Bana ne diyorsun kaarim, hepsinden bana ne!
Benim şampiyonum sensin diyorsun, anlamıyor muyum sanıyorsun?
Türkçe Olimpiyatları düzenlemişler orada burada. Onları bile görmüyor gözlerin. Bu sene İstanbul yetmemiş, vilayetleri dolaştırmışlar bebeciklere… Bir tane Allah’ın CHP’lisi var mı görüyor musun o konukların arasında? Yok ben de izlemedim kaarim nereden göreyim. Ama İstiklal Marşı okuyan iki çikolatalı drajeyi gördüm sayılır. Sonra Başbakan da drajeleri yutmuş kucağına alıp. Güzel şeyler dedin bunlar, evet kaarim. Ama benden, benim gelişimden mühim mi?
Hayır.
Cindoruk’u bekledim doğrusun. Onun dönüşü bana cesaret verdi. Erbakan’dan alamadığım cesareti cintonikten aldım.
Kaarim, şimdi yaz mevsimi. Gene kene mevsimi. Sen de durmazsın ki yerinde. Tatil matil ayaklarına girersin. Olsun. Olduğu kadar.
Şimdi lezzetli bir kahve demle bakalım. Bilirsin, kahve kalbe iyi geliyor.
Hadi başlayalım.